25. Sayı – Yeni Ufuklar Dergisi

Eyl 01, 2015 Yazan

Yazar kadromuz, işlediğimiz konular ve ülke gündemini dikkate alan hassasiyetimizle bir sayıyı daha sizlere ulaştırmanın mutluluğu içerisindeyiz. Yine ilginç konu ve konuklar yer aldı sayfalarımızda. Bugüne kadar işlenmeyen, neredeyse gözardı edilen hususları, uzmanların bakış açısıyla sizlere sunmayı ilke edinen Yeni Ufuklar, daha iyisini yapabilmenin çabası içinde oldu.

Bilindiği gibi 2015, üzerinde yaşadığımız topraklar için önemli anlamlar taşıyan bir yıl. Yüz yıl önce deyim yerindeyse yedi düvelin vatanımıza yö- nelik saldırısı Çanakkale’de yazdığımız destanla püskürtülmüştü. Kuşkusuz, tarihi sadece bir ‘bilinç’ sorunu olmaktan öte, bilgiyle teçhiz ederek yarınları kurmanın aracı olarak gören toplumlar dünyaya hükmediyor. Bu çerçevede Çanakkale’nin hamaset kokan bir ‘söylence’nin ötesine taşınıp, bize yarınlar için yol gösteren bir çizgiye taşınması gerektiği düşüncesini taşıyoruz. Bu da tarih bilinci ile bilginin harmanlanmasına bağlı.

Türkiye için tarihin dönüm noktalarından biri diyebileceğimiz ‘Çanakkale Zaferi’ni Eğitimci-Yazar Recep Şükrü Apuhan’ın kaleminden aktarıyoruz. 1. Dünya Savaşı’nın en çetin cephelerinden biri olan Çanakkale’de neler olmuştu, yerimizin elverdiği ölçüde bu yazıda değerlendirmeye çalıştık.

Bu yıl aynı zamanda Jivkov zulmünden Türkiye’ye sığınan Bulgaristan Türkleri’nin büyük göçünün 25. yıldönümü. Oradaki soydaşlarımız ‘asimilasyon’ süreci dayanılmaz boyutlara ulaşınca anavatanın yolunu tutmuş, o büyük göç öncesi ve sonrasında büyük dramlar yaşanmıştı. Genç kalemlerden Mehtap Koldaş, Bulgaristan göçünü işledi. Bir başka göç dramı ise 1952 yılında dönemin Yugoslavya’sında yaşandı. Tito rejiminin göçü serbest bırakmasıyla Balkanlardaki önemli Osmanlı bakiyelerinden olan Yugoslavya’daki soydaşlarımız Türkiye’ye akın etmişti. Yine genç kalemlerden Cahide Kayış da bu unutulmaya yüz tutmuş tarihi ‘muhaceret’i işledi.

PDF GORSELDerginin PDF hali

Bölgesindeki tüm olaylardan doğrudan etkilenen Türkiye kimi zaman göçmenleri bağrına basarak, kimi zaman soydaşlarımız ya da dindaşlarımızın bulunduğu topraklara yardım eli uzatarak ‘ağabey’lik görevini yerine getirmeye çalıştı. Ancak yapılanlar yeterli miydi, daha fazlası olabilir miydi? Yurtdışındaki soydaşlarımıza yönelik ilmî çalışmalar ne durumdaydı? İşte sık sık gündeme gelen bu sorunun cevabını Prof. Dr. Timur Kocaoğlu’nun “Türkiye’de Türk Dünyası ile İlgili Araştırmalar Neden Çok Geç Başladı?” başlıklı yazısında bulacaksınız.

Sağlık sayfalarımızda bu sayı Doç. Dr. Oğuz Yıldız’ı konuk ettik. Doç. Dr. Yıldız ile çağın hastalığı ‘kanser’ üzerine söyleştik. Sivil toplum kuruluşlarımızı tanıtmaya bu sayımızda Hoca Ahmed Yesevi Vakfı’nı anlatarak devam ediyoruz. Eğitimden stratejiye, kitap tanıtımından teknolojiye ilginizi çekeceğini umduğumuz konuları sizlerle paylaşmayı sürdürüyoruz.

Her zaman olduğu gibi gezi yazıları, tarih ve kültür ağırlıklı yazılara da geniş yer verdik. Bu vesileyle yazılarıyla bizlere katkı sunan Prof. Dr. Timur Kocaoğlu, Prof. Dr. Kemal Üçüncü, Prof. Dr. Şahin Uçar, Su Politikaları Uzmanı Dursun Yıldız, Kültür Tarihçisi Adnan M. Kaya, Araştırmacı – Yazar Recep Koyuncu ve Aytaç Tolga Timur’a teşekkür ediyoruz. Yeni bir sayıda buluşmak umuduyla, esen kalınıza..

Yayın Editörü : Prof. Dr. Yakup Çelik

Yayınlar, YENİUFUKLAR DERGİSİ