Metin Boşnak / İstiklal Nerede? 1

Şub 18, 2016 Yazan

İstiklal istiyorsak, “korkma!”yacağız.

İstiklal sadece savaş kazanmakla olmaz.

Entelektüel, psikolojik, ekonomik istiklal için de hepimizin sağlam duruşu lazım.

Birinci İstiklal Savaşını her şeye rağmen kazandık.

Şimdilerde İkinci İstiklal mücadelesini veriyoruz.

Onu da aşınca Türkiye’yi tutamazlar…

İstiklal hayattır, hürriyettir.

O nedenle, “ya İstiklal ya ölüm!” denmiştir.

Hayat zaten hem İstiklal hem hürriyettir.

Ölüm, ne iyiyi ne kötüyü yapamama halidir.

Allah’ın İblis’e tanıdığı hürriyeti, Türk Milletine tanımak istemeyenlere verilen mücadelenin adı İstiklal Savaşıdır.

İslam Alemi’nin yüz sene önce tek kalesi kalmıştı.

Şimdi de öyle, bir kaç tane sur eklendi.

Önce bilinçaltımıza girdiler, sonra tarihin çöplüğüne, oradan bakterilerle tekrar çıktılar, sonra deniz altından karşımıza çıktılar.

Çanakkale, savaşla bitmedi.

Sonrasında Çanakkale’yi tarih yapanlarla uğraştılar.

Bunu adına tarih yazıcılığı dediler.

Çanakkale’de yeniden dirilmeyi nasip eden Allah’a hamd ve şükür ve dirilmemize vesile olan şehitlerimize dua ve minnet borc değil şerefimiz.

Çanakkale’de kazandık, tarihi masada bıraktık.

O nedenle tarihimizi başkaları yazdılar.

Akif’i vaktiyle kınayan İslamcı kisveli tipler de oldu.

Nedeni de “Bedr’in Aslanları ancak bu kadar şanlı idi.” demesiydi. Nereden nereye?

Akif, “İslamcı” değil müslümandı.

O İslam’ı kullanmadı; tüm varlığıyla İslam’a hizmet etti.

O nedenle, İstiklal Savaşı’nda o da coşmuştu.

Tarih üzerinden birbiriyle savaşan bir milletimiz var.

 

Aslında tarih bilincimiz üzerinden savaştıran Alman ve İngiliz oldu.

Bir yandan dikkatlerimizi alfabe ve hilafet üzerine çektiler.

Burada TC kadrosu vebal altında kaldı…

Diğer yandan, TC kadrosunu “İngiliz uşaklığı”nı işlediler.

Bunu da yapan İngilizlerdi.

Osmanlı’dan TC’ye geçişimiz aslında bilincimizdeki bölünmeyle başladı.

Bu bölünme 1920’lerde değil, yüz sene önceydi. Abdülmecit’le..

Hilafeti İngiliz istiyordu.

İddiası da kolonileri arasında Osmanlı’dan çok Müslüman nüfus olmasıydı.

Demokratik halife seçimi yani; Britanya tezgahı hazırlayacak halife seçilecekti.

Cumhuriyet Kadrosu aptallıklarından değil, İngilizin elinde ne olacağını bildiğinden hilafeti uykuya yatırdılar, TBMM’ye yetki verildi.

Şimdi ne kadar hürdür bilmem, ama Hilafet İngiliz’İn eline geçseydi, belki İran hariç tüm İslam dünyası İngiliz’in doğrudan kolonisi olurdu.

Önceleri Osmanlı’ya karşı TC kadrosunu tanıdılar.

Sonra baktılar TC istedikleri yönde gitmiyor o zaman onları yaylım ateşe tuttular. Özet.

Tarih’i hala fıkıh ve akait kitabı okuyanlar hatta Peygamberler tarihinin uzantısı görmek isteyenler var. Öylesine bir tarihe aykırı bakış bu.

Dünyayı kontrol etmek için dünyanın inancını kontrol etmeniz lazım.

Marks bu konuda haklıydı; O nedenle, Papa seçimi önemli.

İngilizlerin eksiği Katoliklerdeki örgütlü yapıydı; Onlar da okullar vs. ile misyonerliğe giriştiler.

Papalık çaktırmadan Güney Amerika’ya yaklaştı.

Bu bir sonraki papanın Kuzey Amerika’dan olabileceği anlamına gelir.

Dahası, ABD’de bir kesimin bir Amerikan Halifesi çıkarma çabası imkansız değildir.

Soğuk Savaş dönemi giderek dinler üzerinden yeniden kurgulabilir.

Bu nedenle, Neo-con tayfası değil de, Pragmatik Amerikan kafasına bakmak lâzım.

Sık sık kullanılan Erik Jan Zürcher, yakınçağ Türkiye tarihi algısına bakınca sonuç şöyle çıkıyor: aslında Çanakkale’de komutan Almandı.

Öte yandan, İngiliz kaynaklarından, verilen kayıpları fazlalığı işlenir. Enteresan değil mi? Kim yenildi Çanakkale de. Maliyet neydi?

Tarihi yalanlarıyla uğraşırken, karşılıklı kamplarımız Osmanlı-TC değil, İngiliz Alman tezlerini savundular genelde.

 

Sıkı durun hala Obama’nın gizli Müslüman olduğu temasına ABD ve dışında inandırılanlar da var. Eh papa da Allah’a inanıyor nasılsa…

O nedenle, Erdoğan’ın Arap Kıyafeti ile verdiği fotoğraf ve yaptığı konuşma önemlidir. Olması gerekeni, geç de olsa yapmıştır…

Türkiye ne yapabilir? Sorusu milletine yani kendine güvenemeyenlerin sorusudur. Unutmayalım hücreleri bile bir hafızası vardır…

Büyüklük ve güç hacimle ölçülmez. Ruhla ölçülür. Çanakkale hücrelerimizde var oldukça Türkiye’ye sıkışmaktan bunalacağız.

Bizim büyüklüğümüz, (bazen kendimize zulmettik ama) başka dinden olana zulmetmedik.

Efendiye köle edinmek için değil, “Efendimizin” hatırını yad ederek “köle”ye hizmet ettik..

Artık tarih üzerinden birbirimizle husumete değil, tarihin bütünlüğü algısıyla birbirimizle kucaklaşma zamanıdır.

TC tarihi, Osmanlıyla, Osmanlı Selcukluyla, O islam sonrası Türk Devletleri, onlar İslam öncesi Türk Devletleri ve İnsanlık tarihiyle BİR..

Ve Çanakkale Şehitleri kesintisiz tarihimizin bir yeniden diriliş nüvesidir.

Ve Rabbın terbiyesine inandık: “Bilakis, onlar hayattadır. Ama siz anlamazsınız!” Onlar Allah’ı görürler, Allah onları. Şehit,şahittir.

Varlığa, birliğe, erliğe, dirliğe selam olsun! Her yerde Türküler, her yer Türkiye olsun. Büyük Bir’lik, Büyük Dirliktir. METİN BOŞNAK RESİM

Yazarlar